Hakkımda

Benim hikâyem
Bu hikâye, önce kendimi anlamaya çalışırken başladı…
Sporu, bilimi, güzel yemekleri ve hayatı dolu dolu yaşamayı seven bir diyetisyen ve akademisyenim. Bugün sporcularla ve kendini daha iyi hissetmek isteyen insanlarla çalışıyorum. Performansın, sağlığın ve yemekle kurduğumuz ilişkinin ne kadar iç içe olduğunu hem araştırmalarımda hem de danışanlarımla yaptığımız görüşmelerde görüyorum.
Ama bu yola kendi bedenimle ve yemekle ilişkimde zorlanarak başladım. Mesleğimi seçmemde de bugün insanlara nasıl yaklaştığımda da o yılların önemli bir yeri var. Belki bu yüzden, karşımdaki insanın kilosunun, ölçümlerinin ve hedeflerinin yanında nasıl hissettiğini de merak ediyorum.
Her şey nasıl başladı?
Lise yıllarında babam hastalandığında, yaşadığım stresle baş etmenin bir yolu olmuştu yemek. Bir iki ay içinde 16 kilodan fazla aldım. Normalde enerjik, güler yüzlü biriydim; ama o dönemde zorlandığım duygularımı pek belli etmiyor, teselliyi çoğu zaman yiyeceklerde buluyordum. Bir arkadaşımın söylediği sarsıcı bir sözün ardından tartıya çıktığımda, bedenimdeki değişimi ilk kez bu kadar açık fark ettim.
“Diyetisyen” kelimesini de ilk kez o zaman duydum. Yardım almak için başladığım bu süreç, ileride mesleğim olacak alanla tanışmamı sağladı. Fakat o yaşta benim aklımdaki tek mesele, aldığım kiloları bir an önce vermekti.
Kilo verirken gözden kaçırdıklarım
Profesyonel destek alıyordum, ama gazetelerde karşıma çıkan popüler diyetler de çok cazip geliyordu. Yoğun egzersiz ve kısıtlayıcı beslenmeyle üç ayda 18 kilo verdim. O günlerde bunu büyük bir başarı olarak görüyordum. Adet döngüm bozulduğunda bile, kilo vermeye bu kadar odaklanmanın sağlığımı nasıl etkilediğini tam olarak anlamıyordum.
Yemek, kilo ve egzersiz etrafında giderek katılaşan düşüncelerim vardı. Bugün geriye baktığımda, yeme bozukluğuna varan bu süreçte ne kadar zorlandığımı daha iyi görebiliyorum. O zamanlarsa çevremdeki insanlar bana “Diyetisyen” diye sesleniyordu. Ben de bu mesleği yapmak istediğimden emindim; henüz diyetisyenliğin kilo vermenin çok ötesinde olduğunu bilmeden.
Beslenme okurken kendimi de anlamaya başladım
Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nü kazandım ve bölüm ikincisi olarak mezun oldum. Öğrendiklerim, kendi yaşadıklarıma da başka bir gözle bakmamı sağladı. Adet düzensizliğim için başlangıçta konulan PCOS tanısını ve o dönemdeki beslenme ve egzersiz alışkanlıklarımı yeniden değerlendirmeye başladım.
Kilo almak ve adet düzenimi yeniden kazanmak yıllar aldı. Bu süreçte bedenimin ihtiyaçlarını duymayı, yemekle ilişkimi yeniden kurmayı ve sağlığı tartıdaki sayıdan daha geniş düşünmeyi öğrendim. Beslenmenin duygularımızla, kendimize bakışımızla ve hayatımızda yaşadıklarımızla ne kadar bağlantılı olduğunu önce kendi hayatımda gördüm.
Mesleğimi öğrenirken anlamaya çalıştığım ilk insan kendimdim.
Klinikten akademiye
Mezuniyetimin ardından üç yıl Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrin Kliniği’nde diyetisyen olarak çalıştım. Özellikle Tip 1 diyabetli çocuklar ve yetişkinlerle ilgilendim. Beslenmeyle ilgili bir önerinin günlük hayatta uygulanabilmesi için kişinin ailesini, alışkanlıklarını, kaygılarını ve yaşam koşullarını da anlamak gerektiğini o yıllarda çok yakından gördüm.
Danışanlarımla çalışmayı seviyordum. Bir yandan da daha fazla soru soruyor, araştırmak ve öğretmek istiyordum. Yüksek lisansım sırasında Hacettepe Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım. Yüksek lisans tezimi vücut geliştirmecilerde yeme davranışları ve beden algısı üzerine yaptım. Spor, beslenme ve insanın kendi bedeniyle kurduğu ilişki, böylece araştırmalarımda da bir araya geldi.

Dayanıklılık sporları ve araştırmalar

Doktora çalışmam, egzersiz sırasında sindirim sorunları yaşayan dayanıklılık sporcularıyla çalışmamı sağladı. Dinlenik metabolizma hızı ölçümleri, laktat eşiği testleri ve bağırsak mikrobiyotası analizleriyle, beslenmenin sporcuların sağlığı ve performansıyla ilişkisini farklı açılardan inceledim. Araştırmada sorduğumuz soruların, bir sporcunun antrenmanda yaşadığı gerçek bir soruna dokunması beni özellikle heyecanlandırıyordu.
Ardından İrlanda hükümetinin desteklediği iki yıllık doktora sonrası araştırma bursuyla Dublin City University’de çalışmaya başladım. Dayanıklılık koşucuları ve elit sporcularla yürüttüğüm araştırmaların yanında, yüzden fazla sporcuyla çalışma fırsatı buldum. Egzersiz testlerinden antrenman bölgelerinin belirlenmesine, vücut kompozisyonu değerlendirmelerinden beslenme takibine kadar uzanan bu deneyim, araştırma ile uygulamayı birlikte düşünmemi sağladı.
Bugün neler yapıyorum?
Hollanda’da yüz yüze, farklı ülkelerde yaşayan danışanlarımla da çevrim içi çalışıyorum. Türkiye’de ve Avrupa’nın farklı ülkelerinde ISAK Seviye 1 kursları düzenliyor; sporcu beslenmesi, bağırsak sağlığı, vücut kompozisyonu ve beslenmenin farklı yönleri üzerine eğitimler veriyorum. Danışan görüşmeleri, araştırmalar ve eğitimler birbirini besliyor: Birinde karşıma çıkan soru, diğerinde yeni bir merakın başlangıcı olabiliyor.
Bir yandan da Amsterdam Üniversitesi’nde Spor ve Egzersiz Psikolojisi alanındaki eğitimime devam ediyorum. Çünkü ne yapacağımızı bilmek, onu uygulayabilmek için her zaman yeterli olmuyor. Alışkanlıklarımızı, duygularımızı ve içinde bulunduğumuz koşulları daha iyi anlamak istiyorum. Bu merak, hem mesleki gelişimimin hem de danışanlarımla kurduğum ilişkinin önemli bir parçası.
Peki, bütün bunların arkasındaki Aslı kim?

Güneşi görünce yüzü aydınlanan, sevdiği bir şarkı çalınca yerinde duramayan, kahkahası kendinden önce gelen biriyim. Sabahın henüz kimseye karışmadığı o sessiz saatleri ve o sessizlikte içilen ilk kahveyi çok severim. Bir de sohbetin uzadığı, kahvelerin soğuduğu ama kimsenin masadan kalkmaya kıyamadığı o güzel anları… 💜
Doğayla iç içe olduğumda kendimi daha canlı ve özgür hissederim. Dağ yollarında yürümek, koşarken kendi ritmimi bulmak, deniz kenarında dalgaların sesini dinlemek… Bunların her biri bana can olur, yoldaş olur. ☺️
Müzik ise hayatımın vazgeçilmezi. Her an dinleyebileceğim, ruh hâlime eşlik edecek bir şarkı mutlaka bulabilirim. Bazen enerjimi yükselten, bazen sakinleştiren, bazen de sadece hislerime tercüman olan… 🎶
Galiba ben hayatı en çok böyle seviyorum: merakla, tutkuyla, müzikle ve bolca kahkahayla. 💜
Eğitimim ve mesleki deneyimim
Akademik çalışmalarımı, eğitimimi ve profesyonel yetkinliklerimi daha ayrıntılı incelemek isterseniz, hepsini burada bulabilirsiniz.
